Ara
8th

Yalanlar

Uluslararası yalan atma yarışmasında üç ülke finale kalır, Almanya, Fransa ve Türkiye… Türkiye´yi temsilen de Nam-ı Kemal oradadır. Jüri yarışma konusunu ortaya atar: Batan bir gemidekileri nasıl kurtarırsınız? Önce Alman Palavracı dizer yalanları: - Ben çok iyi bir yüzücüyümdür. Gemideki bütün insanları yarım saat gibi kısa bir sürede gide-gele, gide-gele karaya taşırım. - ohaaa der Fransız ve bu sefer o başlar: - Ben de sıçarak büyük bir ada oluştururum ve insanları o adaya çıkartarak kurtarırım! Sıra Nam-ı Kemal dedir oda okkalı bir yalan söyler: - Bende de öyle bir şey var ki onu şöyle gemiden karaya doğru bir uzattım mı köprü olur ve bu insanları köprüden geçirir kurtarırım. - Çüşşş… der Fransız, hiç o kadar büyük şey olur mu? Bizimki cevap verir: - Öyle *öte böyle şey!

Ara
8th

Karpuz taşımaca

Nam-ı Kemal, Japon, Alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacağı üzerine iddiaya girerler. Jopon der ki: - Ben iki tane taşırım.. Koltuklarımın altına birer tane alarak. İngiliz der: - Ben de 4 tane taşırım.. İki tane koltuk altlarıma, iki de omuzlarımın üstüne alırım. Alman da der ki: - Ben de beş tane taşırım.. Herkes şaşırır nasıl taşırsın? - İki tane koltuk altına alırım, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tane de önüme takarım demiş. Sıra Nam-ı Kemal e gelmiş, o da 9 tane taşırım demiş.. Nasıl? demişler.. - İki tane koltuk altına, iki tane omuzlarıma alırım.. Almanı da önüme takarım.

Ara
8th

O dışarda

Ülkenin birinde çok azgın bir kadın varmış, kimse bu kadını cinsel doyuma ulaştıramamış! En sonunda akıllara Nam-ı Kemal gelmiş olsa olsa bu işi o becerir demişler ve onu çağırmışlar.. Nam-ı Kemal´in de Ben bu işi ancak karanlık bir odada yaparım diye özel bir isteği olmuş.. Neticede Nam-ı Kemal ve kadın karanlık bir odada başlamışlar sevişmeye… 1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş ikisinde de tık yok… 24 saat sonra kadın artık pes etmeye başlamış ve seslenmiş: - Yeter artık Nam-ı Kemal yeter, ben öldüm! - Ne Nam-ı Kemal´ı abla ben Recep! - Recep mi? Peki Kemal? O nerde? - O dışarda bilet kesiyo abla

Ara
8th

Sıfırdan

Bir kadınla en çok kimin birlikte olabileceği konusunda bir yarışma yapılıyormuş, dayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı büyük ödülü alacakmış. Nam-ı Kemal de oradaymış. Her postadan sonra da duvara çarpı atılıyormuş. Alman başlamış 1,2,3.. tıkanmış. İngiliz başlamış 3,5,7.. o da tıkanmış. Fransız 15,20.. derken o da kalmış. Bizim Nam-ı Kemal başlamış 70,80,90 derken durmak bilmiyor. Bakmış kadın iş kötü, Nam-ı Kemal in duracağı yok, 95.yi yaparken yok efendim bu 94. diye tutturmuş. Nam-ı Kemal, Olur mu hanfendi 95 oldu, burada boşuna mı çarpı atıyoruz, sayıyoruz dese de kadın dinlemiyor, hayır bu daha 94. diyormuş. En sonunda bizimki zıvanadan çıkmış: - Başlarım şimdi çarpına da sana da, sil hepsini sıfırdan başlıyoruz.

Ara
7th

Kalıp Kalıp

Nam-ı Kemal karısıyla gerdeğe girdiği gün çok telaşlıymış. Çünkü dalgası iş yapmıyormuş. Bunun üzerine doktordan bu işe bir çare bulmasını istemiş. Doktor:
-”Sen şimdilik biberon ve sütle idare et” demiş.
Nam-ı Kemal de bunu uygulamış. Karısı hamile kalınca. Hastaneye götürmüş. Karısını hemen doğuma alan doktor Nam-ı Kemal e bunun nasıl olduğunu sormuş. Ama Nam-ı Kemal de bilmiyormuş.
İki saat sonra ameliyat bitmiş.
Ve Nam-ı Kemal telaşlı bir şekilde doktora kız mı oğlan mı diye sormuş.
Doktorda sinirli bir şekilde
-Ne diyon lan o*o*pu çocuğu iki saatten beri kalıp kalıp peynir çıkıyor.